|
Konuşmak Lazım
|
|
26-12-2008, 23:00:08 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
Konuşmak Lazım
Gün geçtikçe kendimizi ifade etmekten, duygularımızı açıkça dile getirmekten kaçınır olduk. Kimi zaman gurur dedik kimi zaman utandık fazlasıyla da korktuk. Ne düşündüğümüzü neler hissettiğimizi anlatmaktan. Acabalar girdabında gidip gelmekten, ya alabora olursak endişesinden ve hepsinden önemlisi YANLIŞ ANLAŞILMAKTAN.
Öyle ya...ya zayıf olduğumuzu düşünürse,ya bu zaafımızı kullanırsa karşımızda ki ne olacak!!!! Öfkelerimiz, sevgilerimiz hep kapalı kapılar arkasında kaldı. Ne özür dileyebildik ne de "seni seviyorum" diyebildik şöyle kana kana... Herşeyin doğrusunu biz bildik. Hak vermeden, hak talep eder olduk. Vermeden almayı meziyet bildik. Sonrada oturduk dert yandık"kimse beni anlamıyor" diye. Düşünmedik nedenlerini her geçen gün nasılda lime lime oldu paylaşımlarımız, dostluklarımız, merhabalarımız. İki kelime fazla konuşursak zarardayız dedik. Erteledik, ertelendik birçok şeyden. Can dediklerimizle aynı mekânlarda yedi yabancı olduk. Umurumuzda olmadı ne düşündüğümüz ne yaşadığımız neler hissettiğimiz. Kalabalıklarda yalnızlığı tercih ederken acaba kaç kişi kendi kuyusunu kazdığının farkındaydı. Hiçbirimiz maalesef. Akşam karanlığının çöküşüyle mahalle aralarında paylaşılan aşk hikâyelerinin kahramanları, eskilerden dem vuran annelerin babaların "ne olacak bu gençliğin hali”serzenişleriyle, toplu gidilen pikniklerin o ev hali yüzleri neredesiniz. Hangi aynanın arkasında sır oldunuz. Hani derlerya bazen konuşmaya gerek yok... Hayır, konuşmaya gerek var hemde çok var. Anlatmak lazım, dinlemek lazım. Anlamak, anlaşılmak lazım. KONUŞMAK LAZIM...Gün geçtikçe kendimizi ifade etmekten, duygularımızı açıkça dile getirmekten kaçınır olduk. Kimi zaman gurur dedik kimi zaman utandık fazlasıyla da korktuk. Ne düşündüğümüzü neler hissettiğimizi anlatmaktan. Acabalar girdabında gidip gelmekten, ya alabora olursak endişesinden ve hepsinden önemlisi YANLIŞ ANLAŞILMAKTAN. Öyle ya...ya zayıf olduğumuzu düşünürse,ya bu zaafımızı kullanırsa karşımızda ki ne olacak!!!! Öfkelerimiz, sevgilerimiz hep kapalı kapılar arkasında kaldı. Ne özür dileyebildik ne de "seni seviyorum" diyebildik şöyle kana kana... Herşeyin doğrusunu biz bildik. Hak vermeden, hak talep eder olduk. Vermeden almayı meziyet bildik. Sonrada oturduk dert yandık"kimse beni anlamıyor" diye. Düşünmedik nedenlerini her geçen gün nasılda lime lime oldu paylaşımlarımız, dostluklarımız, merhabalarımız. İki kelime fazla konuşursak zarardayız dedik. Erteledik, ertelendik birçok şeyden. Can dediklerimizle aynı mekânlarda yedi yabancı olduk. Umurumuzda olmadı ne düşündüğümüz ne yaşadığımız neler hissettiğimiz. Kalabalıklarda yalnızlığı tercih ederken acaba kaç kişi kendi kuyusunu kazdığının farkındaydı. Hiçbirimiz maalesef. Akşam karanlığının çöküşüyle mahalle aralarında paylaşılan aşk hikâyelerinin kahramanları, eskilerden dem vuran annelerin babaların "ne olacak bu gençliğin hali”serzenişleriyle, toplu gidilen pikniklerin o ev hali yüzleri neredesiniz. Hangi aynanın arkasında sır oldunuz. Hani derlerya bazen konuşmaya gerek yok... Hayır, konuşmaya gerek var hemde çok var. Anlatmak lazım, dinlemek lazım. Anlamak, anlaşılmak lazım. KONUŞMAK LAZIM... |
|||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|
Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi






